2026 yılına hızlı bir yükselişle başlayan gümüş fiyatlarında sert düşüş yaşandı. Ocak ayında ons başına 121 doları gören gümüşün fiyatı, 14 Ekim işlemlerinde 58,50 dolara kadar indi. Böylece değerli metal, yıl içindeki zirvesine kıyasla yaklaşık yüzde 52 geriledi.

Gümüşteki düşüşte ABD tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi, doların gücünü koruması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin belirsizlikler öne çıktı. Gümüşün sanayide yaygın olarak kullanılması nedeniyle teknoloji yatırımları ve küresel üretime ilişkin beklentiler de fiyatlar üzerinde etkili oldu.

Yüksek faizler gümüş fiyatlarını baskılıyor

Küresel tahvil piyasalarında getirilerin yüksek seviyelerde kalması, faiz getirisi sağlamayan gümüşün yatırımcılar açısından cazibesini azaltabiliyor. Sabit getirili varlıklara yönelen yatırımcılar, değerli metallerde satış baskısının artmasına neden olabiliyor.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin 13 Ekim'de yüzde 5,22 civarında kapanması ve ekim ayının başından itibaren ABD tahvil fonlarına yaklaşık 14 milyar dolarlık giriş gerçekleşmesi, piyasalardaki bu eğilimin göstergeleri arasında yer aldı.

Güçlü dolar ve Fed belirsizliği etkili oldu

Doların güçlü seyretmesi de gümüş fiyatları üzerinde baskı oluşturabilen unsurlar arasında bulunuyor. Dolar üzerinden fiyatlanan gümüşün diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için pahalılaşması, talebi sınırlayabiliyor.

Petrol fiyatlarının yüksekliğiyle artan enflasyon endişeleri ise Fed'in faiz indirimlerine yönelik beklentileri zayıflatabiliyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesi, faiz getirisi bulunmayan gümüşün fiyatlamasını olumsuz etkileyebiliyor.

Yapay zekâ yatırımları gümüş talebini etkileyebilir

Gümüş, yatırım aracı olmasının yanı sıra elektronik, enerji ve teknoloji sektörlerinde kullanılan önemli bir ham madde olarak öne çıkıyor. Bu nedenle yapay zekâ yatırımları ve veri merkezlerine yönelik harcamaların geleceği, metalin sanayi talebi açısından önem taşıyor.

Analistlerin değerlendirmelerine göre yapay zekâ yatırımlarında olası bir yavaşlama, veri merkezleri ve elektronik altyapısına yönelik büyüme beklentilerini zayıflatabilir. Ancak teknoloji hisselerinde yaşanan satışlar, gümüşün sanayi tüketiminin fiilen azaldığını tek başına göstermiyor. Bu endişeler öncelikle gelecekteki talep beklentileri üzerinden fiyatlara yansıyor.

Gümüş piyasasında arz açığı beklentisi sürüyor

Silver Institute tarafından nisan ayında yayımlanan 2026 raporunda, gümüş piyasasında üst üste altıncı yılda da arz açığı oluşmasının beklendiği belirtildi. Raporda, 2021-2026 dönemindeki birikimli arz açığının 762,1 milyon onsa ulaşabileceği öngörüldü.

Buna karşın arz açığı, gümüş fiyatlarının sürekli yükseleceği anlamına gelmiyor. Güneş panellerinde kullanılan gümüş miktarının azaltılması ve alternatif malzemelere yönelim, fotovoltaik sektöründeki tüketimi sınırlayabiliyor. Mücevher talebindeki olası gerileme de piyasadaki dengeleri etkileyebiliyor.

Otomotiv ve elektronik sektörlerinden gelecek talebin ise gümüş tüketimini desteklemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde fiyatların seyrinde küresel finansal koşulların yanı sıra sanayi talebindeki gelişmeler ve arz-talep dengesi belirleyici olacak.