
Yükleniyor
Antalya’daki 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’nde Türkiye ile İtalya’nın uzay işbirliği ele alındı. İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, iki ülkenin ortak uydu görevi için görüşmeler yürüttüğünü açıklarken, Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, Türkiye’nin Ay’a göndereceği uzay aracının hazır olduğunu ve görevin 2027 başında gerçekleştirilmesini umduklarını söyledi.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen '77'nci Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026)', 9 Ekim Cuma günü 'Halk Günü' paneline e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Antalya'da düzenlenen '77'nci Uluslararası Uzay Kongresi' kapsamında, teknoloji girişimcilerini uzay ajansları, yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle buluşturan 'Future Space' alanı açıldı. Girişimciler, 1000 metrekarelik alanda ürün ve projelerini tanıtıp; yatırım, satış ve ortak araştırma-geliştirme olanaklarını değerlendirecek.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Avrupa Uzay Ajansının (ESA) Jüpiter’in buzlu uydularını araştırmak üzere gönderdiği Juice uzay aracı, Dünya’nın yakınından geçerek kritik yer çekimi manevrasını başarıyla tamamladı. Dünya’nın çekim gücünden yararlanan araç, hızını saniyede 3,5 kilometre artırırken rotasını 20 derece değiştirdi. Juice’ın Temmuz 2031’de Jüpiter’e ulaşması planlanıyor.

Nasa’nın Adana doğumlu astronotu Deniz Burnham, 2027 yılında gerçekleştirilmesi planlanan ilk uzay görevi öncesinde yayınladığı video mesajıyla Türkiye’de yaşayan ailesine ve Adanalı hemşehrilerine seslendi. Burnham, “Uzaydan anneannem ile dedeme, Adanalı hemşehrilerime ve bütün dünyaya el sallayacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin açılışında Türkiye’nin uzay çalışmalarını anlattı. Türkiye’nin kendi uydusunu tasarlayıp üretebilen ve uzayda işletebilen nadir ülkelerden biri olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik” dedi.

2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, ışıkla kontrol edilen iyon kanalları ve optogenetik alanındaki keşifleri nedeniyle Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel’e verildi. Üç bilim insanı, hücrelerin ve sinir sinyallerinin ışık aracılığıyla kontrol edilmesini mümkün kılan çalışmalarıyla ödüle layık görüldü.

Beyin-bilgisayar arayüzü teknolojilerinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD merkezli nöroteknoloji şirketi Paradromics, beynine Connexus adlı sistem yerleştirilen motor nöron hastası bir kadının konuşmayla ilişkili beyin sinyallerinin gerçek zamanlı olarak metne ve yapay sese dönüştürüldüğünü açıkladı. Deneysel sistem, konuşma yetisini kaybeden veya konuşmakta ciddi güçlük yaşayan kişilerin yeniden iletişim kurabilmesi amacıyla geliştiriliyor.

TEKNOFEST Şanlıurfa, 1,5 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak Anadolu’da düzenlenen teknoloji festivalleri arasında rekora imza attı. Festivalin kapanışında gençlere seslenen T3 Vakfı Mütevelli Heyeti ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Yapamazsınız diyenlere inat biz yaptık, biz yapıyoruz. En iyisini de biz yapacağız.” dedi.

Yeni bir araştırma, oksitosin hormonunun beynin talamus bölgesinde korkuyu geride bırakma ve tehlikenin geçtiğini öğrenme sürecini de kontrol ettiğini gösterdi.

Yeni bir araştırma, yaşlılıkta görülen hafıza değişimlerinin bir gerileme olmadığını, beynin birikmiş tecrübeleri daha verimli kullanmak amacıyla kendini yeniden optimize ettiğini gösterdi.

Ay'ın uzak yüzünden Dünya'ya getirilen toprak örnekleri, bilim dünyasında dikkat çeken yeni bir keşfe kapı araladı. Çin'in Chang'e-6 görevi kapsamında toplanan örnekleri inceleyen araştırmacılar, doğal Ay örneklerinde daha önce tespit edilmemiş bir metalik demir fazına rastladı. Keşfin, Ay'ın milyarlarca yıl önceki manyetik geçmişinin anlaşılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Gök bilimciler, Dünya’dan yaklaşık 140 ışık yılı uzaklıktaki sıcak ve parlak bir yıldızın çevresinde sıra dışı bir gezegen adayının izlerine ulaştı. HD 156295 b olarak adlandırılan gök cisminin, yıldızının “yaşanabilir bölgesi” içerisinde bulunduğu tahmin ediliyor. Keşfin doğrulanması hâlinde, sıcak ve yüksek kütleli A tipi bir yıldızın yaşanabilir bölgesinde tespit edilen ilk ötegezegen örneklerinden biri olacak.

Norveç’in Jotunheimen Dağları’nda geri çekilen buz tabakaları, binlerce yıldır donmuş halde korunan tarih öncesi av araçlarını gün yüzüne çıkardı. Arkeologlar üç haftalık saha çalışmasında 48 ok bulurken, keşfedilen en eski örneklerin 5 bin ila 6 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bulgular, Taş Devri’nden Orta Çağ’a uzanan avcılık teknolojisinin değişimini de gözler önüne seriyor.

Yeni bir araştırma, hafif güneş ışığının ciltte kızarıklık yapmasa bile DNA hasarına yol açarak kanser riskini tetiklediğini gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bireylerde ve girişimlerde yapay zeka kullanım oranının 2026 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık 2 kat arttığını açıkladı.

Adana'da bir programda gençlerle buluşan Bahama kökenli Amerikalı Astronot, Havacılık ve Uzay Mühendisi Aisha Bowe, "Gökyüzü artık sınır değil, sadece bir başlangıçtır. Uzay araştırmaları konusunda, yıldız şu anda bayrağınızda ama Türkiye önümüzdeki dönemde yıldızlarda olacak. Çünkü artık uzaya gitmek için daha çok roket ve daha fazla fırsat var" dedi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova ve Türkiye, İtalya, Polonya ile Çin'den bilim insanları, Van Gölü'nde bulunan dünyanın en geniş alana yayılan mikrobiyalitlerin oluşum süreçlerini araştırıyor. Araştırma kapsamında yurt dışından ve yurt içinden Van'a gelen bilim insanları, Van Gölü'nün farklı noktalarından mikrobiyalit ve su örneği aldı. Doç. Dr. Çetin Yeşilova, Projedeki amacımız; bu mikrobiyolitlerdeki nanokürelerin kökenini tespit etmek. Bunların kökenini tespit ettikten sonra da Salda Gölü'yle ve Mars'taki Jezero Krateri'ndeki örneklerle korele etmektir dedi.

Avustralya'da onlarca yıldır bilinen çubuk böcekler üzerinde yapılan yeni bir araştırma, bilim dünyasının uzun süredir aynı türün üyeleri olduğunu düşündüğü bazı örneklerin gerçekte farklı türlere ait olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları iki yeni çubuk böcek türü tanımlarken türlerden birinin yumurtalarında daha önce bu böcek grubunda görülmediği belirtilen sıra dışı bir yapı keşfetti.
Görsel
Kategoriden seçilmiş foto haberler
Foto
Foto
Foto
Foto
Foto
Foto
Foto
Foto



İzle
Kategoriden seçilmiş video haberler







