Konak ilçesi Basmane semtinde Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a ait olan eczane, Cumhuriyet’in ilanından sonra 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahsis edildi. Eczanenin yıkıntıları arasında Tholoos’a ait bir reçete defteri bulan Ali Bey, belgeyi koruma altına aldı.

Rum eczacının Fransızca kayıt tuttuğu defterde Rum kökenli hastaların yanı sıra az sayıda Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten isimleri de yer aldı. Kayıtlar ise 8 Eylül 1922 tarihinde sona erdi.

Ali Bey, geçmişle bugün arasında köprü kuran defteri saklarken boş kalan sayfalarına yıllar içerisinde kendi notlarını da yazdı. Eczaneyi ölümünün ardından oğlu Cengiz Dermancı, daha sonra üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Dermancı devraldı.

“1923 yılından beri hizmet vermekteyiz”

Eczacılık fakültesinden 1992 yılında mezun olan ve 32 yıldır dedesinin eczanesinde çalışan Ali Dermancı (57), kızının da eczacılık fakültesinde eğitim gördüğünü ve ailenin dördüncü nesil temsilcisi olarak yetiştiğini söyledi.

Dedesinin eczacılığa nasıl başladığını anlatan Dermancı, "Dedem Makedonya'dan İstanbul'a gelerek eczacılık fakültesi okuyor. Okul bittikten sonra tekrar Makedonya'ya dönüyor. 1922 yılında tekrar Türkiye'ye dönerek bir süre Manisa Turgutlu'da çalışıyor. Ardından İzmir'de bir eczane açmaya karar veriyor. Şimdiki kanuna benzer şekilde o zamanda da eczane açarken nüfus ve mesafe sınırı varmış. Tilkilik, Agora uygun değilmiş, dedem de Kapılar semtinde eczane açmaya karar vermiş. Bu bölgede 1923 yılından beri hizmet vermekteyiz. Önce dedem, sonra babamla ve ardından ben" ifadelerini kullandı.

Reçete kayıtları 8 Eylül 1922’de sona erdi

Ailenin elindeki defterin Rum eczacı Tholoos’tan kaldığını aktaran Dermancı, kayıtlardaki son tarihe işaret etti.

Dermancı, "Dedem 1923'te eczaneyi işletmeye başlıyor fakat 1922'de aynı yerde bir Rum eczacı hizmet vermekteymiş. Ona ait de bir reçete kayıt defteri hala ailemizde. Rum eczacı 8 Eylül 1922'ye kadar reçete kaydetmiş, fakat 9 Eylül ve sonrası yok. Bu 9 Eylül 1922 tarihinin anlamını ve önemini belirten kanıt niteliğinde bir belge" dedi.

Defterde Fransızca ve Latince kayıtlar bulunduğunu belirten Dermancı, "Rum eczacı İzmir'in o anki nüfusuna paralel olarak Rum, Ermeni olmak üzere her sınıftan insana hizmet vermekteymiş. Dedem 1923'ten itibaren de Rum eczacının kaldığı yerden bölgeye hizmet vermiş" diye konuştu.

Asırlık defter, üç kuşaktır Dermancı ailesi tarafından korunuyor.

Tholoos’un torunları 2006’da eczaneyi buldu

Defterin hikâyesi yıllar sonra Tholoos’un ailesine de ulaştı. Rum eczacının torunlarının ilk kez 2006 yılında eczaneyi ziyaret ettiğini anlatan Dermancı, ailenin daha sonraki yıllarda da İzmir’e geldiğini söyledi.

Dermancı, "Torunlarından biri eczacıymış, serbest eczacılık yapmıyor ancak sektörün başka alanlarında çalışıyor. 2-3 kez ziyaret ettiler. Defteri gördüler, fotoğraflarını çektiler. Onlarla iletişimimiz kısıtlı da olsa da hala görüşmekteyiz. En son 1 hafta 10 gün önce Türkiye'deydiler ve bizi tekrar ziyaret ettiler. İlk defa 20 yıl önce, 2006 yılında gelmişlerdi. Olumsuz duyguları yoktu, geçmişleriyle bağlantı kurmakla ilgili bir zaman ve mesai harcıyor gibiydiler. Benim hissettiğim oydu. Bilginin peşine düştüler. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Özellikle defter onlar için önemliydi" diye konuştu.

1922’den kalan reçete defteri bugün de Dermancı ailesinin elinde korunurken, eczane 1923’te Ali Bey ile başlayan aile geleneğini üçüncü kuşak temsilcisi Ali Dermancı ile sürdürüyor.