Fransa'da artan yaşam maliyetleri, akaryakıt fiyatları ve eğitim koşullarına yönelik tepkiler, 17 Ekim Cumartesi günü ülke genelinde düzenlenen gösterilerle sokaklara taşındı. Yaklaşık 550 bin kişinin katıldığı tahmin edilen protestolarda polis ile bazı gösterici grupları arasında çatışmalar çıktı. En ağır hasarlardan biri, Limoges kentindeki tarihî belediye binasında meydana geldi.

Maskeli bir grup protestocunun ateşe verdiği 143 yıllık binanın çatısı çökerken dış cephesinin büyük bölümü tahrip oldu. Fransa genelindeki olaylarda en az 1200 kişinin gözaltına alındığı, 150 polis memurunun yaralandığı açıklandı.

Limoges'ta 143 yıllık belediye binasının çatısı çöktü

Limoges kentinde cumartesi günü düzenlenen gösteriler sırasında maskeli protestocuların belediye binasını ateşe verdiği bildirildi. Yangın kısa sürede büyüyerek tarihî yapının geniş bir bölümüne yayıldı.

Bölgenin üst düzey yetkilisi Maurice Barate, binanın "büyük ölçüde kaybedildiğini" söyledi. Hasarın boyutunu anlatan Barate, "Çatı batı kanadı hariç alt katlara çöktü ve dış cephenin üçte ikisi şimdiden yok oldu" dedi.

143 yıllık yapının uğradığı zararı "miras açısından felaket" olarak değerlendiren Barate, yangını "holiganların kasıtlı eylemi" sözleriyle kınadı.

Görgü tanıklarının aktardığına göre maskeli bir grup, belediye binasının önündeki polis aracını ateşe verdikten sonra camları kırarak içeri girdi. Binada çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti.

Cumartesi gecesi boyunca süren söndürme çalışmalarını yüzlerce kişi izledi. Yangının ardından belediye binasının büyük bölümü kullanılamaz hale geldi.

Fransa genelinde 1200 gözaltı, 150 yaralı polis

AFP'nin aktardığına göre Limoges'taki yangın, ülke genelinde yaşam maliyetleri ve okullardaki koşullara yönelik protestolar sırasında meydana geldi.

Fransız hükümetinin "şiddetin tırmanması" olarak nitelendirdiği olaylarda en az 1200 kişi gözaltına alındı. Başbakan Sébastien Lecornu, çatışmalarda 150 polis memurunun yaralandığını duyurdu.

Başkent Paris'te gündüz saatlerinde düzenlenen ana yürüyüş büyük ölçüde barışçıl geçti. Ancak ilerleyen saatlerde bazı gruplar polisle karşı karşıya geldi. Güvenlik güçleri, göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti.

Cumhuriyet Meydanı çevresinde araçların ateşe verildiği, bazı mağazaların yağmalandığı ve en az bir restoranın yangında kullanılamaz hale geldiği aktarıldı.

Gösterilere katılan bir grup genç ise BBC'ye "pasifist" olduklarını ve "sadece bir şeyleri değiştirmeye çalıştıklarını ancak hiçbir şeyin değişmediğini" söyledi.

Lyon ve Saint-Étienne'de de olaylar yaşandı

Protestoların etkisi Paris ve Limoges ile sınırlı kalmadı. Lyon kentinde turizm ofisinin bulunduğu tarihî bina ateşe verildi.

BFMTV'ye konuşan Lyon Belediye Başkanı Gregory Doucet, yaşananları "bir trajedi" olarak nitelendirdi. Doucet, "Bu çok simgesel, çok bilinen tarihi bir bina olduğu için yüreğimizi dağlıyor" dedi.

Yerel polis, bazı kişilerin itfaiye ekiplerinin yangına güvenli şekilde müdahale etmesini engellediğini bildirdi.

Saint-Étienne Belediye Başkanı Regis Juanico ise bir gencin küçük bir patlayıcı nedeniyle ağır yaralandığını duyurdu. Juanico, gencin "elinin koptuğunu" belirterek, "Böyle bir trajedi asla yaşanmamalıydı" ifadelerini kullandı.

Fransa İçişleri Bakanlığı, Paris'in bazı bölgeleri ile Marsilya, Rennes, Toulouse ve Angers'da şiddet olayları yaşandığını açıkladı. Grenoble, Avignon, Pau, Montpellier ve Valence kentlerinde de binaların zarar gördüğü bildirildi.

Lille'de bir Apple mağazasının soyulduğu, Paris'te ise giyim ve gıda mağazalarının yağmalandığı aktarıldı.

Macron: Sorumlular yargılanacak ve cezalandırılacak

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, protestolar sırasında kamu binalarını ve iş yerlerini hedef alan kişilere karşı hukuki işlem yapılacağını açıkladı.

Macron, "Kıran, valilikleri ve iş yerlerini hedef alan, belediye binalarımızı bile yağmalayanlar yargılanacak ve cezalandırılacaktır" dedi.

Başbakan Sébastien Lecornu da güvenlik güçlerinin yoğun şiddetle karşılaştığını belirterek, "Hiç kimse siyasi gündemini şiddet yoluyla dayatamaz" ifadelerini kullandı.

Olaylar Fransa siyasetinde karşılıklı suçlamalara yol açtı. Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen, göstericilerin "meşru taleplerinin aşırı sol tarafından rehin alındığını" savunarak Jean-Luc Mélenchon'u şiddeti körüklemekle suçladı.

Mélenchon ise polis memurlarının göstericilere karşı "kontrolden çıkmakla" suçlanması gerektiğini savundu. Yağma ve kundaklama olaylarını da kınayan Mélenchon'un açıklamalarına Başbakan Lecornu tepki gösterdi.

Lecornu, Mélenchon'un sözlerini "tehlikeli ve sinik" olarak değerlendirdi.