Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına Girne açıklarında geminin batması ve Silivri açıklarında iki geminin çarpışması sonucu hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Destici, adli yıl açılışına da değindi.
Destici, Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul olaylara yönelik operasyonlarını hem kendisinin hem de vatandaşların takdir ettiğini belirtti. BBP’nin Kurucusu ve ilk Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yeniden açılan dosyasını da Genel Başkan Yardımcısı Samet Bağcı başkanlığında oluşturulan hukuk grubuyla yakından takip ettiklerini söyledi.
Destici’den Çin’e sert eleştiriler
Türk-İslam coğrafyasında çok sayıda katliam yaşandığını belirten Destici, özellikle Çin’in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını eleştirdi.
Destici, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türk ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı bitmiyor. Doğu Türkistan'da hala Kızıl Çin'in işgali zulmü, katliamları fikri ve fiili soykırımları devam ediyor. Çin bütün bu yaptıklarını öpmek ve sanki orada bir işgal yokmuş. O için son dönemlerde Türkiye'den bölgeye heyetler götürüyor. Gazetecileri götürüyor, siyasetçileri götürüyor. En son bilim adamlarını götürdü, üniversite hocalarını götürdü. Ve üzülerek ifade ediyorum ki Çin hükümeti tarafından oraya götürülen bu ekipten. Dönüşte bir kişinin ağzından bile 'Çin zulmediyor, Çin işgali devam ettiriyor, Çin kamplarda binlerce on binlerce Doğu Türkistanlığı ölüme mahkum ediyor. Inanç hürriyetleri yok. Milliyetlerine sahip çıkamıyorlar' demiyor. Bunları duymuyoruz. Sanki her şey bu günahtır. Bu milletine ve mazlumlara ihanettir açıkça ifade ediyorum. Çin işgalcidir, katliamcıdır ve soykırımcıdır. Açıkça ifade edilirim. Bugün bizim dış ticaret açığımızın, cari açımızın da birinci sebebi Çin'de olan ticarettir. Çin'e dört 5 milyar dolarlık satış yaparken 50 milyar dolar üzerinde bir alış yapıyoruz. 45-50 milyar dolarlık bir dış ticaret açımımız var. Bizim cari açımız da zaten bu kadar."
Amedspor üzerinden TFF’ye tepki
Herkesin terör sorunundan kurtulmak istediğini ifade eden Destici, “Terörsüz Türkiye” sürecini değerlendirirken Amedspor üzerinden Türkiye Futbol Federasyonu’na da eleştiriler yöneltti.
Destici şunları söyledi:
"Bu kadar süreç ilerlemiş Meclis'ten yasa çıkmış olmasına rağmen yapılanları görüyoruz. Amed Spor diye bir takım var. Adı Diyarbakır Spor. Nereden çıktı Amed? Türkiye'de Amed diye bir vilayet mi var? Bir bölge mi var? Federasyonu'nun da kabul etmemesi lazımdı. O isimleri lige almaması lazımdı. Lisanslarının onaylamaması lazımdı. 'Önce adını düzelt gel demesi' lazımdı. Bir tane Türk bayrağı görüyor musunuz statta? Görmüyorsunuz. Daha geçtiğimiz günlerde Mehdi Zana öldü, cenazesi yapıldı. Hangi bayrağı sarıldı? Gördünüz mü bayrağı? Türk bayrağını içselleştirilmiş değiller. Bizatihi terör eylemi yapan teröristlerden bahsetmiyorum, onlar zaten kabul etmiyor. Meclis sıralarında oturup milletvekili maaşı ve emekli maaşını birlikte alanlar da ellerine Türk bayrağı almadılar. Ama ceplerinde ayyıldızlı Türk pasaportu var. Hadi onu da bırak. Delikanlıysan o pasaportu da almayın. Türk bayrağını almıyorsun eline hadi pasaportu da alın. Git Kürdistan pasaportunu al. Bu kadar da iki yüzlü, bu kadar da sahtekarlar."
“Bu kanun mu bizi kardeş yapıyor?”
Destici, Türkler ile Kürtlerin bin yıldır aynı topraklarda kardeşçe yaşadığını belirterek, terörle mücadele konusunda kimlik, dil, devletin tekliği, ülkenin bütünlüğü ve milletin birliğinden taviz verilemeyeceğini söyledi.
BBP lideri açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Elbette terörsüz, teröristsiz Türkiye'den yanayız ama bunlar için de kimliğimizden, dilimizden, devletimizin tekliğinden, ülkemizin bütünlüğünden milletimizin birliğine ve kardeşliğinden de taviz verecek değiliz. Kimse de bizden bu tavizi beklemesin. Biz bin yıldır Kürtlerle bu topraklarda kardeş olarak yaşıyoruz. Bu kanun mu bizi kardeş yapıyor? Kanunla kardeş mi oluyoruz? Bu süreç mi bizi kardeş yapıyor? Biz zaten kardeşiz. Biz Allah'ın emriyle kardeş olmuşuz. Biz bin yıldır bu topraklarda kız alıp kız vererek kardeş olmuşuz. Vatan birliğimiz var. Biz zaten kardeşiz. Kimlerle, Kürtlerle kardeşiz, biz PKK'lılarla kardeş değiliz. Biz vatan hainleriyle kardeş değiliz. Biz siyasi bölücülerle kardeş değiliz. Onların da zaten böyle bir derdi yok. Onun için bölücülüğe devam ediyorlar. En tehlikeli olan noktalarından bir tanesi de sanki Kürtlerle Türkler yeni barışıyormuş, sanki Türklerle Kürtler arasında bir savaş olmuş da bu şimdi barışa çeviriyormuş gibi bir ad oluşturmaya çalışıyorlar. En büyük itirazlarımızdan birisi de bunadır. Kürt meselesi diye bir mesele de yoktur. Terör meselesi var. Bunun da altını çizmek isteriz."






























